Sosyal Medya Yönetimi Nasıl Yapılır?

0
1341

‘Sosyal Medya Yönetimi Nasıl Yapılır?’ mı yoksa ‘Sosyal Medya Yönetimi Nasıl Yapılmamalı? mı sorusu ile başlamalıyız. Birçok yazı ve makalede sosyal medya yönetiminde dikkat edilmesi gereken noktalara genel hatlarıyla değinilirken, yapılan büyük çaplı hatalara fazla yer verilmemekte. Bu nedenle yeni yazı serüvenimizde madalyonun diğer yüzünü irdelemek istedik.

Bildiğiniz gibi geleneksel medya, yıllarca diyalogtan uzak, tek taraflı iletişimi, başka bir deyişle de etkileşime mesafeli ve eleştiriye kapalı bir dayatma sistemi ile hedef kitlelelerine sesini duyurmaya çalıştı.

…En iyi şirket…
…En iyi ürün…
…En iyi müşteri hizmetleri…
…En yaratıcı proje…

İşte geleneksel medya, bu sonu gelmeyen ‘en’lerle kitlelerini dinlemeden samimiyetsiz bir şekilde tek taraflı bilgi bombardımanına tuttu.

sosyal-medya-diyalog

Güle güle monolog, hoş geldin diyalog!

Ancak yeni bilgi çağında, çark tersine döndü ve deyim yerindeyse evdeki hesap çarşıya uymamaya başladı. Zira bireyler artık bir ürünü ya da hizmeti satın almadan önce arama motorlarında anahtar kelimeleri taratıyor, blogları inceliyor, Facebook ve Twitter gibi mecralarda müşteri deneyimlerini değerlendiriyor. Hal böyle olunca, markalar kitleler tarafından kapana sıkıştırıldılar. Böylece şirketler de sosyal medya çemberinde yol almaya karar verdiler.

Şirketler, özellikle de son 6 yıldır sosyal medya ajanslarından profesyonel anlamda yardım alıyorlar. Fakat, geleneksel medyada sürdürülen stratejik iletişim hatalarının bir kısmı, yeni medya alanında da tekrarlanmaya devam ediyor. Nedir bu hatalar, kısaca bir göz atalım:

Özgün içerik: Pazarlama departmanlarının yöneticileri, klasik mecrada yaptıkları reklam çalışmalarını olduğu gibi alıp, sosyal medyada da kullanmaya çalışıyor. Elbette sosyal medyada var olan markalar, kendi ürünlerini sunmalı, itibar yönetimi yapmalılar; ancak özgün içeriklerle! Empati kurun; sürekli ‘ben, ben’ diyen bir markayı ne kadar çekici bulabilirsiniz ki? O halde kendini beğenmiş narsist bir marka izlenimi bırakmaya ne gerek var…Öncelikle zamanınızı, hizmet ve ürünlerinizi farklılaştıracak özgün içerik çalışmaları yapmaya ayırmalısınız. Nihayetinde bireyler insani duygu ve düşünceleriyle bu kanalları kullanmaktalar!

Rakamlar, rakamlar: “Rakibimin Facebook’ta 50.000, Twitter’da 10.000 ve Instagram’da 12.000 takipçisi var! Onun varsa benim de olmalı ve ayrıca onu geçmeliyim!” … Bu tür cümleler size de tanıdık geliyor mu? Elbette, rakamlar önemsiz diyemeyiz. Ancak rakamlar ne kadar artarsa sorumluluklarınız da o derecede artacak, çünkü sizi takip etmeye başlayan insanlar, sizinle iletişim kurmayı kabul etmiş anlamına geliyor. Sizden haber almak, paylaşımlarınıza yorum yapmak, kısacası sizinle etkileşimde olmak istiyorlar. Bu durumda özgün içerik üretme konusunda isabetli bir yol haritası çıkartmanız farz oldu diyebiliriz! Takipçi topluluğunuzu sadece aritmetik denklem olarak görürseniz gümlersiniz!

Oh beleş!: “Sosyal medya kanallarında takipçilerim tüm paylaşımlarımı görür!”, diye düşünüyorsanız şimdiden geçmiş olsun diyoruz! Örneğin, Facebook’da paylaşılan haberlerin gösterim algoritmasında (EdgeRank formül ağacı) yüzlerce etken rol oynarken, özellikle de aşağıdaki 3 etken önemini korumakta;

• Paylaşımın ne zaman yapıldığı (zaman aşımı)
• İçeriğin ne kadar beğeni ve yorum almış olduğu
• Paylaşımı yapan kişilerle etkileşim yakınlığınız

O halde bu formüle göre neymiş; her paylaşımımız takipçi topluluğumuza ulaşmıyormuş! Çözüm?… Etkileşimi arttırmak için paylaşımlarımıza reklam açmalıyız. Bu arada diyelim ki reklamı açtınız ve bütçenize göre 10.000 takipçinizden 5.000 kişiye gösterilmesini sağladınız, ancak takipçilerinizden sadece 50’si beğenmiş!? Panik yapmayın! Sırf ‘beğen’ butonuna basılmamış diye, içerikleriniz cazibeden uzak gelmiyor.

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu: Bir başka sorun da pazarlama yöneticilerinin her sosyal medya kanalında var olmak istemeleri…Çok yanlış! Eğer markanız ya da ürünleriniz ‘x’ kanalında olmaya uygun değilse bu ısrar, bu celal niye? Ama yok, ısrarla ‘o’ kanalda da olacağız diyorsanız, âlâ! Fakat dijital pazarlama stratejinizi belirlemedikten sonra neye yarar ki? Bir de üstüne tüm kanalların yönetimini tek bir kişi, yani süper kahraman üzerinden hallederim derseniz vay halinize…Unutmayın bu bir takım oyunu. Oyun kurucularınız olmadan başarılı olamazsınız! Nedenini sosyal medya danışmanlığı makalemizde detaylıca irdelemiştik.

Sosyal Medya Yönetimine bir giriş yapmış olduk. Ama sanmayın ki bu kadarcık yol haritası ile günü kurtaracaksınız. İleriki bir zamanda bu konuyu daha da detaylandıracağız.

Diğer sosyal medya yazılarımıza göz atmak isterseniz “Sosyal Medya” kategorimizi inceleyebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here