İşi Bıraktığımdan Pişmanlık Duyarım Çünkü…

1
1245

Son zamanlarda çalışanların motivasyonuna katalizör edecek etkenlerin arasında daha fazla maddi güvence ile desteklenmesi mi ya da çalışanların içsel huzurunun ve iş etkinliğinin artırımı konusunda içsel huzurun mu daha önemli olduğu süre giden bir konu halini almış durumda. Yükselen gayri safi yurt içi hasılatın ve yaşam mutluluğunun arasında gidip gelen bir iş tatmini süreci çalışan motivasyonunu artıran etkenleri saptamada karmaşıklığa yol açmakta…

Monster.com un yaptığı araştırmaya göre; Birinci madde olarak çalışanların %87’sinin gerçekten iş ortamı içerisinde kişinin mutluluğunun önemsenmesi gerektiğinin belirtildiği göze çarpıyor. Burada mutluluktan kasıt çalışanın kendisini gerçekten yararlı ve işe yarar bir iş sürecinde görmesi. İkinci madde olarak da rekabetli ve gerçekten kişinin kendisini geliştirebileceği zorlu bir iş tanımının ardından da üçüncü olarak iş güvenliğiyle birlikte çekici bir teminat paketinin sunuluyor olması vurgulanmakta.

Çalışan motivasyonundan öte esas tartışılan bir konu var ki çoğu çalışan hala çalıştıkları işte mutlu değilken ve nefes alamadıklarını söylerlerken hala mutsuzluklarına mutsuzluk katıp sadece finansal açıdan bağımlı olduklarını düşündükleri işlerine son verememe sendromu.

Ünlü Dr. Psikolog ve Yazar Heidi Grant Halvorson bir makalesinde “Tam olarak ne yapacağımı bilmeden işimi bırakmıştım. Bu şimdiye kadar vermiş olduğum en zor karardı ama aynı zaman da en iyisiydi!” diye işi bırakma kararını belirtirken şu açıklamaları yapıyor;

“İşten ayrılma, birçok çalışan için bir seçenek olarak gözükmemekte ama işinden mutsuzluk duyan çoğu çalışanın da kendilerini daha çok mutsuz eden projelerle çevrelendiği bir gerçek. Havlu atmak neden bu kadar zor? Çoğu kişi arkadaşlarına, ailesine karşı açıklama yapmaktan, işi başaramadı olarak algılanmaktan çekindiğini dile getirmekte. Bir başka açıdan da işten ayrılma maliyetinin külfetinden korkulduğundan dolayı işi bırakmak istese bile bırakamayan çok çalışan bulunmakta. Öncelikle mutsuz bir işte harcanılan zaman ve enerjinin bir daha geri alınamayacağının düşünülmesi gerekmektedir.”  

Öncelikle kişi ne yapmak istediğini çözmeli. Bu karar bazen apaçık belli de olabilir bazen olmayabilir de… Bu yüzden kişi öncelikleri konusunda net kararlar verebilmeli. Ne, niçin önemli ve nasıl bir iş yapmak kişiyi mutlu kılar gibi…

Kararlar verilirken emin olmak en önemli adımdır. Bunun içinde kişinin kendisine dürüst davranması ve kişi işinden vazgeçerken doğru nedenlerle vazgeçtiğinden emin olması gerekir.

Çalışanların genellikle yaptıkları en büyük hata işten istifa ettikten sonrayı hayal etmek…

Örnek varsayımlar ile konuyu ele almak gerekirse;

İşi bıraktığımdan dolayı pişmanlık duyarım çünkü bunu, şunu yapamam, maddi açıdan darlığa düşerim ve bu mutsuzluk daha baskın gelir gibi. Hâlbuki şöyle düşünülse; işi bıraktığımdan dolayı pişmanlık duyacağım ama çocuklarımla çokça vakit geçirebilme düşüncesi beni daha çok mutlu edecek…

İşi bıraktığımdan dolayı pişmanlık duyarım çünkü ödenmesi gerekli kredilerim var. Hâlbuki şöyle düşünülse; ama daha mutlu olacağım bir iş bularak daha başarılı ve mutlu olacağıma inanıyorum böylece sağlığım bozulmayacak.

İşi bıraktığımdan dolayı pişmanlık duyarım çünkü çoğu kişi iş bulamazken ya işsiz kalırsam. Hâlbuki şöyle düşünülse; Kendime gerçekten inanıyorum ve güveniyorum. Her gün şirkete giderken psikolojimin bozulmasını kabul etmiyorum ve sağlığım kesinlikle paradan çok daha önemli.

İşi bıraktığımdan dolayı pişmanlık duyarım çünkü bu kadar yüksek bir getirisi olan bir iş bulamayacağıma inanıyorum. Hâlbuki şöyle düşünülse; Benim potansiyelim bu işte sınırlandırılıyor ve kendimi gösteremiyorum. Hem kendimi daha çok geliştirebileceğim hem de mutlu olacağım bir iş ile birlikte çalışacağım şirkete daha çok faydalı olacağım. Böylece maddi açıdan da kendimi daha iyi finanse edebilmemi sağlayacak olanak mutlaka olacaktır.

Her ne kadar yazması ve konuşması kolay olsa da kesinlikle emek verilen bir işi yarıda bırakmaya karar vermek hayatın en zor kararlarından biridir. En zor kararlar da gerçekten artık yapılabilecek hiçbir şey kalmadığında kişisel-profesyonel başarı ve inançlar doğrultusunda gerekli adımlar atılmalı. Kişinin hedeflerine uygun ve kendisini daha mutlu hissedebileceği bir yolda devam etmesi daha mutlu ve daha efektif bir çalışan olup daha kolektif projelere imza atmasını sağlar.

Tabir-i caizse insanlar kendilerini mutsuz eden sevgililerinden, eşlerinden kendilerini daha da mutlu edebileceğine inandıkları kişileri bulabilme güdülerinden dolayı terk etmekteler. Kaldı ki kişiler iş yerlerinde aileleriyle, eşleriyle ya da sevgilileriyle geçirdikleri vakitten daha çok vakit geçirmekte. 😉

“Hiçbir şeyi riske atmamak, aslında her şeyi riske atmaktır.”

A.Einstein

1 YORUM

  1. çok güzel bir yazı gerçekten faydalı…bende işimden ayrılmak üzereyim artık piskolojimin bozuldugunu ve sinir sistemimin yıprandığını hissediyorum..(yıllardır değil sadece 1senedir çalısıyorum) ve patronuma ayrılmak istedigimi söyledim oda bana izin verdi 1 hafta dinlenmemi acele karar vermememi söyledi ve istersem departmanımı bile degiştirebilecegimi söyledi:)…suan kafam karmakarısık ne yapmalıyım bilmiyorum…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here