İkon’un Kurucusu Başak Temel ile E-Röportaj : “Sanal Kalabalıklar Oluşuyor”

1
429

SosyaMobilite Evreni olarak öncelikle bütün sorularımıza hiç duraksamadan büyük bir sabırla ve bütün içtenliğiyle  cevap verdiği için Başak Temel’e çok teşekkür ediyoruz… E-Röportajımız sonrasında başlığın ne olacağına karar vermek SosyaMobilite Evreni için gerçekten çok zor bir süreç oldu. Çünkü Başak Temel 10 parmağında 10 marifet olan birisi. İkon’un ve Ankara Events’in kurucusu, sergileriyle başarıya ulaşmış bir sanatçı,  Second Life’ta açılan ilk Türk sergisinin sahibi, TRT’de program sunucusu ve ODTÜ Sosyoloji mezunu… Şimdi umarız ki bizlere hak vermişsinizdir başlık konusunda 🙂

E-Röportajımıza başlamadan önce Başak Temel’i şahsi web sayfasından, Twitter hesabından ve Facebook hesabından mutlaka takip etmenizi tavsiye ediyoruz… Hem bu kadar başarılı hem de bu kadar içten ve alçak gönüllü olan Başak Temel’e olan hayranlığınızın böylece kat be kat artacağından adımız gibi eminiz! 🙂

Aslında yazacak bir çok şey varken Başak Temel ile olan keyifli e-Röportajımıza hemen geçip SosyaMobilite Evreni takipçileri olan sizlerle paylaşmak istiyoruz… 🙂

İşte sevgili Başak Temel ile e-Röportajımız;

Başak Temel’in takipçileri İKON’dan ve kişisel blog sayfasından Başak Temel hakkında belirli bilgileri zaten biliyorlar. Esas merak ettiğimiz ise Başak Temel’in sizce nasıl birisi olduğudur?

Güzel soru 🙂 Başak Temel, hayata sevgiyle bağlı, tecrübelerini ve gözlemlerini birleştirerek sürekli yeni işler ortaya koymayı, yaratmayı, üretmeyi çok seven biridir diyebilirim.

2009 yılında kurmuş olduğunuz İKON’un çalışmaları gerçekten çok başarılı. İKON’un kuruluş hikayesiyle birlikte sosyal medya çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Öncelikle teşekkürler 🙂 Ben ODTÜ’den mezun olduktan sonra bilişim-danışmanlık sektöründe stratejik planlama-kurumsal iletişim-proje ve iş geliştirme yöneticiliği alanlarında görev yaptım. Aynı dönemde de çok aktif bir internet kullanıcısıydım. Hayatımızı değiştiren facebook’tan önceki yıllarda on binlerce kişilik bir online ağım vardı. Çeşitli gruplar kurdum, yönettim, çeşitli yardım çalışmaları, etkinlikler düzenledim. Bu süreçte hem bireylerin online davranışlarını hem de bu ortamda markalarla ilgili nasıl süreçlerin yaşandığını gözleme şansım oldu. Zaten üniversiteden beri kendi işini yapmak isteyenlerden biriydim ve 2009’da İKON doğdu. Zor oldu doğal olarak… İstanbul’da bile yeni hele ki Ankara’da neredeyse hiç bilinmeyen bir alandı. Ama vazgeçmedik 🙂 Bu nedenle de müşterilerimizin çoğu İstanbul’dan. Schwarzkopf, Aras Kargo, Collezione, Kidsooll, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, Bayındır Hastaneleri, Bedri Baykam hizmet verdiğimiz marka ve isimlerden bazıları.  Markaların, kurumların, projelerin ihtiyaçlarını değerlendirerek onlar için en yararlı olacak hizmetleri ve danışmanlığı vermek için çalışıyoruz. Sadece online değil offline çalışmalarını geliştirecek önerilerde bulunuyoruz. Online-offline etkileşimini artırma ana hedefimiz.    Kısaca böyle özetleyebilirim…

Başak Temel’in gerçekten çok güzel ve yararlı içeriklerini takipçileriyle paylaştığı şahsi blog sayfası mevcut. Blog sayfanızı yayına aldığınız günden beri takipçilerinizle çok iyi olan etkileşiminizi nasıl koruduğunuzu anlatabilir misiniz?

Blogumda genellikle yaşamla ilgili gözlemlerimi paylaşıyorum. İnsanlar esas olarak mutlu olmak için yaşıyorlar. Herkes farklı yollar, yöntemler kullanıyor… Girişimcilik, yaratıcılık, kişisel gelişim hep gündemimizde var olan konular. Mesleğimiz ne olursa olsun temel noktalar ve yaklaşım şekilleri var hayatta başarı ve mutlulukları bize getiren… İşte bakış açım ve paylaşımlarım bu yönde 🙂 Özellikle üniversite konuşmalarımda ya da seminerlerde sosyal medyadan ve blogumdan takip eden arkadaşlarımla bir araya geldiğimde görüşleri beni mutlu ediyor… İnternet ortamında da mümkün oldukça yorum ve sorulara cevap vermeye çalışırım. Görüşlerime uymasa bile farklı bakışlardan kişileri özellikle twitterda takip etmeyi seviyorum. Sosyoloji mezunu olmamın etkisi de olabilir. Gözlemlemeyi de iletişim kurmayı da seviyorum 🙂

Başak Temel’in 2008’de Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ile Devlet Resim ve Heykel Müzesinde açtığı ilk kişisel sergisi, gerçeği ile eşzamanlı olarak “Web’in 3 boyutlu” hali unvanıyla tanımlanan ve online bilgisayar oyunuyla hayal gücünü zorlamayı amaç edinen, geleneksel sosyal medyaya ikinci bir hayat sunan Second Life’ta açılan ilk Türk sergisi olmuş. Gerçekten takdir-e şayan olan kişisel serginizi oluşturma süreciyle birlikte Second Life tecrübenizi paylaşabilir misiniz?

Resimle olan ilişkim, sanat eğitimcisi akademisyen olan sevgili annemle başladı 🙂 İş hayatımın yanında hobi olarak devam ettiriyordum. Dönem dönem azaldı çoğaldı çalışmalarım… Ama ilk sergimden önceki dönemde çevremin de desteğiyle sergi açmaya ve paylaşmaya karar verdim. Yoksa sergi açmak gibi bir amacım yoktu 🙂 Ama ilk sergiden sonra aldığım dönüşler açıkçası çok hoşuma gitti ve devamı böylece geldi. Second life’a gelince… Ben yaptığım her işte bir fark katmayı, değişik unsurlar eklemeyi çok seviyorum 🙂 Bu düşünerek değil otomatik olarak gelişiyor çoğu zaman. Serginin SL’da açılması da  böyle oldu. Sergiden önce SL Türkiye temsilcisiyle bağlantıya geçtim. Troy Aqua Island isminde bir alan tasarlandı SL’da . Tablo fotoğrafları ile orada bir sergi oluşturuldu. Sergi açılış ilanı yurtdışında SL’ın sanatla ilgili reklam alanlarında yer aldı. Eş zamanlı olarak SL’da ve Devlet Resim Heykel Müzesinde açılış yaptık. Müzede düzenlenen kokteyldeki sanatseverler kurulan ekrandan SL’daki sergiyi gezen avatarları izlediler 🙂 Yurt dışından pek çok ressam ve sanatseverle tanıştım SL ortamında. Güzel bir çalışma oldu…

İlk kişisel serginizin başarılarından sonra bir de 2011’de İstanbul CRR’de açılan 2.kişisel serginiz olan “Benim Hipnozum” ise oto-hipnoz deneyimi ile açılan ilk sergi unvanıyla sosyal medyada yerini aldı. “Benim Hipnozum” serginizin ana teması nedir?

Hani biraz önce kişisel gelişim, başarı, yaratıcılık dedik ya… Ben de neredeyse çocukluğumdan beri hep “daha fazlasını nasıl başarırız?” diye düşünen biriyim 🙂 Hipnoza merakım da oradan geliyor. Hepimizin çok ama çok büyük bir potansiyeli var ve bunun çok azı ile hayatımızı geçiriyoruz. Bizi engelleyen unsurların bu tarz yöntemlerle azaldığını gördüm okudukça, öğrendikçe… Aslında hipnoz eğitim almak istiyordum ama o kadar uzun süre iş hayatı içinde zaman  ayıramadım. Oto hipnoz yöntemini öğrendiğimde hemen eğitimini aldım ve uygulamaya başladım.  Bunun yanında EFT (Emotional Freedom Tech.) ve Provokatif Enerji Teknikleri seminerleri de aldım. Ve hayatıma, potansiyelimi artırmaya çok olumlu etkisini gördüm. Sergiye olan etkisi de şöyle: Oto hipnoz yaparken çeşitli soyut simgeler, renkler, dokular görüyordum. O dönem yaptığım resimleri bunlardan etkilenerek oluşturdum.

Kişisel blog sayfanızda ve bazı sosyal ağ platformlarında gerçekten aktif olduğunuzu görüyoruz. Sizce sosyal ağ platformlarının yararlarından öte zararları nelerdir?

En temel zararı, insanların dozu kaçırıp sosyal ilişkilerinden kopması bence. Sohbet etme, paylaşma, beğenilme, onaylanma ,iletişim kurma gibi ihtiyaçlar ağırlıklı olarak sosyal ağlara taşınınca bir süre sonra insanlarda psikolojik ve sosyal anlamda olumsuz etkileri oluşuyor. İşin daha acı tarafı da insanlar bunu fark bile edemiyorlar… Bilgi güvenliğine dikkat edilmemesi de ayrıca önemli bir konu.

AnkaraEvents web sayfasının da kuruculuğuna öncülük etmiş olmanız gözümüzden kaçmadı. 🙂 AnkaraEvents web sayfasını açma düşüncesi nasıl meydana geldi?

Ankara’da sosyal hayata dair tüm etkinliklere bir yerden ulaşamıyordum işte buradan kaynaklandı kuruluşu 🙂 Çok söylenen bir cümle vardır: “Ankara’da yapacak ne var!”. Bu konuda, Ankara’daki kurumların, mekanların ve organizasyonların tanıtım çalışmalarına pek önem vermemesinin de payının olduğunu gördük. Çalışmaya başlayınca – İstanbul ile ölçülmese de – çok şey olduğunu gördük. Özellikle başlarda içeriklerinin çoğunu kendimiz topladık deyim yerindeyse “sökerek aldık” 🙂 Firmaları nasıl bülten ve haber hazırlamaları gerektiği yönünde bile yönlendirdik. Aslında hızlı gelişmesi beklediğimiz bir proje değildi. Ama çok olumlu tepkiler geldi ve 1 yılımız dolmadan Ankara’nın en çok tıklanan etkinlik sitesi olduk. Şimdi mekanlarla , firmalarla çalışıyoruz, her ay yüzlerce davetiye dağıtıyoruz 🙂 İlginin artmasıyla yeni bir yazılım ve tasarım çalışmasına başladık, yakında yeni fonksiyonlar da eklenmiş haliyle açılacak ankaraevents. Hatta Türkiye geneline açılacak 🙂

AnkaraEvents web sayfasında bir de blog yazarları ile ilgili bir iletişim formu bulunmakta. Bu konu hakkında daha detaylı bilgi verebilir misiniz?

Blog yazarlarını bir araya getirmek iletişimi artırmak istedik bu birincisi. İkinci olarak Ankara’da düzenlenen etkinlikleri, marka davetlerini duyuruyoruz onlara… Son olarak AnkaraEvents blog yazarı olan bloggerlarımızın Ankara’daki etkinliklerle ilgili yazılarını yayınlamaya başladık. Bazı etkinliklere de davetli olarak katılmalarını sağlıyoruz…

Stratejik planlama ile ilgili işletmelere sosyal medyayı doğru kullanmaları açısından nasıl bir planlama stratejisi önerebilirsiniz?

Şöyle söylersek açık olur sanırım… Bir firmanın stratejik planı olması ilk aşama. İkinci aşama ise sosyal medya planının buna entegre olarak yapılması. Bu ikisi olmadan sosyal medyaya yönelik bir çalışmaya girilmesini anlamlı bulmuyorum. Firma nerede nasıl bulunması gerektiğini, nasıl bir dönüş beklediğini bilmeli ve ondan sonra kampanyalar, yarışmalar gelmeli. Yoksa boşa harcanan bir bütçedir elde edilen 🙂 Ayrıca önemli bir nokta, içinde bulunduğumuz dönemde mutlaka çalışmalarda, satışa, siteyse site ziyaretine, AVM ise AVM ziyaretçi sayısını artırmaya yönelik kurgular yapılmalı. Ulaşmak istenen ya da iletişimde kalınmak istenen kitle iyi analiz edilmeli… Tüketici ve kullanıcılar çok çabuk doyum noktasına ulaşıyor, sıkılıyor… İnternet ortamında markaları kandıran “sanal” kalabalıklar oluşuyor, ölçümlemeler gerçeği göstermeyebiliyor.

TRT HD Balık Ankara’da Yenir programı ile Türkiye’nin farklı şehirlerinde ki balık kültürüne dair her şeyi hazırlayıp sunuyorsunuz. Balık Ankara’da Yenir programınızla birlikte sosyal medyada bir ilki gerçekleştirip kamera arkası görüntülerini, gözlemlediğiniz seyahat notlarını ve çekim detaylarını bazı sosyal ağ platformlarında “ankaradabalik” hesap ismiyle sunuyorsunuz. Sosyal medyada böyle bir ilki gerçekleştirerek almış olduğunuz en ilginç tepkileri paylaşabilir misiniz?

TRT HD’deki programımızın beyni ünlü gurme-yazar Süreyya Üzmez. Eşsiz bilgiler paylaşıyoruz bu sayede izleyicilerimizle. 2 ay süren dış çekimlerin ardından ünlü konuklarımızla sohbet çekimlerimiz devam ediyor.  Haldun Dormen, Ayşegül Aldinç, Erkan Tan, Yavuz Donat gibi isimleri ağırladık, halen çekimlerimiz devam ediyor.  Süreyya Bey defalarca Türkiye’nin en iyi balık restoranı seçilen Trilye restoranın sahibi, aynı zamanda köşe yazarı ve kitabı var. Doğal olarak büyük bir takipçi kitlesi var 🙂 Aynı zamanda ipad mönüsüyle, 2 yılı aşkın profesyonel sosyal medya çalışmasıyla, webden yayınlanan “Mutfak Sohbetleri”  ile sosyal medya ilklere imza atan bir kişiden bahsediyoruz 🙂 Benim sosyal medyadaki duruşumu da bir araya getirirsek proje başında böyle bir çalışmaya girmemiz zaten kaçınılmazdı. İlginç neler mi oldu? İlginç ve güzel çok şey aslında… Gelibolu çekimlerimizde twitterda çekim yerimizi ve yorulduğumuzu bilen sevgili takipçilerimizin bize taze meyve ve poğaçalarla sürpriz yapmaları, İstanbul’da çektikleri kamera arkası görüntülerimizi sosyal medyada paylaşmaları, tüm seyahatlerimizde bize motivasyon vermeleri, Alaçatı’da çekim yerimizi ziyaret edip bizi çaya davet etmeleri… hepsi çok güzeldi 🙂

Önümüzdeki günlerde web üzerinde ayrıca yeni bir programınız başlayacak. Başlayacak olan programınızın konsepti hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?

Evet çok az kaldı sanıyorum 2012’nin ilk günlerinde yayında olacak “Başak Temel ile Sosyal Ekran” 🙂 Yine ünlü konuklar ve ilginç konularımız olacak programda. Sosyal medya ile iç içe bir program olacak. Oldukça keyifli bir format oluşturmaya çalıştık. Şimdilik bu kadar ip ucu 🙂

Son olarak kendimizi daha da geliştirebilmek adına SosyaMobilite Evreni hakkında ki düşüncelerinizi alabilir miyiz? 🙂

Öncelikle teşekkür ederim 🙂 Siz de yayınlamışsınız bir röportajınızda “İçerik Kraldır!”… Çok hızlı bir dünyadayız. En yeniler, en ilginçler, en eğlenceliler hep arayışımız… Sizin bu “en” ler yolculuğunda başarılı bir performans çıkaracağınızı düşünüyorum. Özellikle video içerikler oluşturmanızı önerebilirim. Size ve buraya kadar sıkılmadan okuyan tüm sevgili arkadaşlarıma harika bir hayat, bol şans ve başarılar diliyorum 😉

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here