Sosyal Medya Uzmanı Işıl Yılmaz ile E-Röportaj: “İçerik Kraldır!”

Sosyal Medya Uzmanı Işıl Yılmaz’ı SosyaMobilite Evreni olarak ilk LinkedIn’de takip etmeye başladık. Ardından LinkedIn’de bulunan bazı sosyal medya ile ilgili gruplarda ve sonrasında da sıkı takipçilerinden olarak şahsi blog...

Sosyal Medya Uzmanı Işıl Yılmaz’ı SosyaMobilite Evreni olarak ilk LinkedIn’de takip etmeye başladık. Ardından LinkedIn’de bulunan bazı sosyal medya ile ilgili gruplarda ve sonrasında da sıkı takipçilerinden olarak şahsi blog sayfasından, Twitter hesabından ve şuanda Sosyal Medya Uzmanı olarak çalıştığı Adres Gezgini blog sayfasından da takip etmeye başladık.

Işıl Yılmaz’ın en çok dikkatimizi çeken özelliği sosyal medya platformlarında ki içtenliğini ve pozitif enerjisini takipçilerine gerçekten yansıtabilmesi…

SosyaMobilite Evreni olarak düşündük, taşındık ve gerçekten samimiyetine, pozitifliğne inandığımız Işıl Yılmaz ile e-Röportaj yapmaya karar verdik . Sağ olsun bizi kırmadı ve olumlu yanıtıyla birlikte ilk e-Röportajımızı Sosyal Medya Uzmanı Işıl Yılmaz ile gerçekleştirmiş olduk. 🙂

Bizim için gerçekten çok keyifli bir e-Röportaj oldu ve umarız ki sizin için de öyle olacak…

Teşekkürlerimizi sunarak Sosyal Medya Uzmanı Işıl Yılmaz ile e-Röportajımız;

İlk sorumuzun sizi daha da yakından tanımak adına şuanda ki kariyerinizle ilgili değil de sizinle ilgili olmasını tercih ettik. 🙂 İnternetten araştırmalarımız doğrultusunda sizin hakkınızda çokça şey öğrendik ancak bir de sizden duymak için sorumuzu yöneltiyoruz; Kendinize dışarıdan başka biri olarak baktığınızda Işıl Yılmaz’ı nasıl biri olarak görüyorsunuz?

Kendime dışarıdan bakmakta zorlanıyorum aslında. Ama beni hiç tanımayan birine beni şöyle anlatırdım: “Okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyorum. Bana hiç bilmediğim bir sektör hakkında sosyal medya ile ilgili bir pazarlama stratejisi geliştirmeniz gerekli deseler günlerce uyumadan, o sektörle ilgili bulabildiğim her şeyi okur, en ince ayrıntısına kadar inceler ve detaylı bir rapor hazırlayabilirim.

Ben kendimle vakit geçirmeyi çok seviyorum, o yüzden de neyi yapabildiğimi ya da neyi yapamayacağımı çok iyi biliyorum. Kartlarımı açık oynarım, kimsenin arkasından iş çevirmeden kendi işime bakarım. Bana ve sektörüme katkı sağlayacak her şeyde varım. İşimi, mesleğimi çok seviyorum. Zaten esas önemli olan da bu bence; işini sevmek. Gerisi boş geliyor bana.

Sosyal medya ile profesyonel olarak ne zaman tanıştınız ve yaşadığınız ilk zorluklar nelerdi?

Aslında 90’lı yılların sonunda internet kullanmaya başladım. 2001 yılından bu yana Türkiye’nin ilk sosyal medya platformlarından olan Ekşi Sözlük’te yazıyorum ama profesyonel anlamda sosyal medyayı 2008 yılında kullanmaya başladım. O dönemde bir reklam ajansında çalışıyordum. Sihirlikelime.com adlı bir web 2.0 projemiz vardı. Proje, markaların siteye sponsor olması esasına dayanıyordu. Bu markalar için belirli anahtar kelimeler hazırlıyorduk ve kullanıcılar sitede konuşurken o kelimeleri yazınca sponsor markaların ödüllerini kazanıyordu. Ben bu projenin hem metin yazarlığını hem de sosyal medya pazarlamasını yapıyordum. Henüz Türkiye’de özellikle de İzmir’de çok yaygın bir pazarlama tekniği değildi, sosyal medya pazarlama. Dolayısıyla bizim için zorlu bir süreçti. Geleneksel yöntemlerin hala geçerliliğini koruduğu, Facebook ve blogların birçok markanın pazarlama stratejisine dahil edilmediği zamanlardı. Markalar bilmedikleri yöntemlerden korkarlar, yatırım yapmak istemezler. Ama zaman içinde sosyal medya gündemin en üstüne oturdu ve şimdi inanılmaz bir talep var bu sektöre.

Sizce en can alıcı noktasıyla birlikte sosyal medya nedir?

Kesinlikle iletişim ve etkileşim. Dünya değişiyor ve haliyle tüketici davranışları da değişiyor. Artık tüketiciler markaların televizyondan, gazeteden ya da statik web sitelerinden yaydıkları mesajları umursamıyor. Markanın üretim ve pazarlama süreçlerine dahil olmak istiyorlar. Bunun farkına erken varan firmalar oyuna 1-0 önde başladılar.

İnsanlar siz isteseniz de istemeseniz de sizin hakkınızda konuşuyorlar. Eskiden cafelerde, günlerde yani yüz yüze iletişimin kuvvetli olduğu ortamlarda markalar hakkında konuşurlardı. Şimdi iletişim kurma biçimlerimiz, sosyalleşme halimiz değişti. Cafe yerine Facebook’da buluşuyoruz, gün yerine kadın forumlarında buluşuyoruz. Ve yine evimize yeni alacağımız klimanın yaktığı elektrik ya da bebeğimize yedireceğimiz mamanın tadı hakkında arkadaşlarımızın fikirlerini soruyoruz. Ama bu kez çok daha fazla insan bizim fikirlerimizi okuyor. Birbirine tavsiye usulü işliyor sistem. Dolayısıyla sosyal medya aynı anda birçok insanın sizin hakkınızda değer yarattığı bir platformlar bütünü haline geldi. Bunun hem iyi hem de kötü yanları var.

Eğer kendi lehinize çevirmeyi beceremezsiniz itibarınızı kaybedebiliyorsunuz, çevirirseniz de binlerce insan sizin peşinizden koşuyor.

Hemen hemen sosyal medya ile ilgilenen çoğu kişinin kendisini Sosyal Medya Uzmanı olarak tanıttığı günümüzde sizce Sosyal Medya Uzmanı olmak ne gibi gereksinimler, özellikler gerektirir?

Sosyal medya, gençlere çok güzel iş imkânları sunuyor. Bunların başında elbette “Sosyal Medya Uzmanlığı” var. Bunun yanı sıra topluluk yöneticileri, sosyal medya stratejistleri, sosyal medya pazarlama uzmanları gibi birçok yeni iş alanı var. Çoğu zaman internette sosyal medya uzmanı kavramı hakkında negatif yorumlarla karşılaşıyorum. Genelde “sosyal medya uzmanı nedir ki?” “Sosyal medya daha yeni çıktı, ne zaman uzmanı oldu?” gibi serzenişlerde bulunuyor insanlar. Sanıyorlar ki bizim tek yaptığımız Facebook’ta günde 1 güncelleme girmek, Twitter’da iki tweet atmak…

Bu çok yanlış bir kanı. Sosyal medya uzmanı Facebook, Twitter gibi platformlar haricindeki diğer platformları da çok iyi bir şekilde tanımalı. Sadece bilgisayar tabanlı değil aynı zamanda mobil tabanlı uygulamalara hâkim olmalı. Çünkü gelecek “mobil” üzerinden yazılacak. Bu platformlardaki hâkimiyetini hedef kitlesi ile birleştirmeli. Çünkü her sektör için Twitter uygun olmayabilir ya da her sektör Foursquare kullanmaya gerek duymayabilir. İyi bir sosyoloji, psikoloji, pazarlama ve iletişim bilgisine sahip olmalı.

Gündemi iyi takip etmeli, kendisini sürekli geliştirmeli. Online mecralarda aktif olduğu kadar gerçek dünyada da aktif olmalı. Olmalı da olmalı 🙂 “Şunları şunları yaptım, oldu bitti” gibi bir kontrol listesi yok; teknoloji ve sektör sürekli değişim halinde olduğu için siz de bu değişimi yakalayabilmeli ve hatta önüne geçebilmelisiniz.

Araştırmalarımız sırasında “Dijital Mutsuzluk”, “Dijital Mutluluk” ve “Dijital Kıskançlık” tabirlerini bolca kullandığınızı gördük. Nedir “Dijital Mutsuzluk”, “Dijital Mutluluk” ve “Dijital Kıskançlık” biraz daha açabilir misiniz?

Bu kavramlar hakkında blogumda açıklamalar bulabilirsiniz. Dijital mutsuzluk için birkaç örneğim var, mesela Foursquare’de mayor’luk kaptırmak, blogundaki yazının beğenilmemesi, internet bağlantının kesilmesi, telefonun şarjının bitmesi, Klout skorunun düşmesi gibi 🙂

Dijital mutluluk Anna Akbari isimli bir sosyologun oluşturduğu kavram. Facebook arkadaş sayımızın diğerlerinden daha fazla olması, yazdığımız bir durum güncellemesine çok fazla sayıda “like” gelmesi gibi…

Dijital kıskançlık ise çok güzel bir yazı bulduğunuzda Twitter’da paylaşmamanız, Facebook’ta bütün fotoğraflarında gülen birinin mutluluğunu kıskanmak gibi örneklendirilebilir 🙂

Sosyal medya doğru kullanılırsa pazarlama kampanyalarından büyük başarılar elde etmek oldukça mümkün. Sizce bu yönde sosyal medyayı doğru kullanmada başlıca adımlar nelerdir?

Önce hedeflerinizi belirlemelisiniz. Sosyal medyadan ne bekliyorsunuz, nasıl bir fayda sağlamak istiyorsunuz? Hedef kitleniz kim? Bu sorulara yanıt verdikten sonra size fayda sağlayacak araçları belirlemelisiniz ve bir strateji çizmelisiniz. Sosyal medya bir ekip işi. Bütün şirketin, işletmenin bu sürece dâhil olması gerekir. Diyelim ki kurumsal bir blogunuz var ve bunun daha fazla insana ulaşmasını istiyorsunuz. Kurumsal blogunuzun linkini bütün çalışanlarınızın e-mail imzasına yerleştirebilirsiniz. Muhakkak geleneksel mecralardan –Televizyon, gazete gibi- faydalanmalısınız. Bence sosyal medya asla tek başına bir pazarlama kanalı olarak düşünülmemeli. Geleneksel ve sosyal mecralar birbirlerini desteklemeli.

10 yıl sonranın sosyal medyasında Işıl Yılmaz’ı nerede görüyorsunuz?

Günümüzde her şey çok hızlı değişiyor. O yüzden ben çok uzun vadeli planlar yapmıyorum. Ama en iyiyi hayal etmeye ve pozitife odaklanmaya çalışıyorum her zaman.

Son olarak kendimizi daha da geliştirebilmek için SosyaMobilite Evreni hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? 🙂

“İçerik kraldır!” diye bir söz vardır. Siz oldukça faydalı içerikler üretiyorsunuz. Bence tasarımını da biraz güzelleştirdiniz mi her şey harika olacak 🙂

Kategoriler
e-Röportaj
3 Yorumlar
  • demo1 | Lesvosnews.net
    20 Kasım 2011 at 8:04 pm
    Yanıtla

    […] SosyaMobilite Evreni […]

  • 2011 Kasım Ayında Sosyal Medya Haberleri « SosyaMobilite Evreni
    4 Aralık 2011 at 11:13 pm
    Yanıtla

    […] ayı içerisinde SosyaMobilite Evreni olarak Sosyal Medya Uzmanı Işıl Yılmaz ile, İkon’un Kurucusu Başak Temelile ve son olarak Turkcell Teknoloji Yöneticisi Hasan […]

  • 2011 KASIM AYINA DAMGA VURAN SOSYAL MEDYA HABERLERİ | SosyaMobilite Evreni
    13 Şubat 2014 at 1:51 pm
    Yanıtla

    […] ayı içerisinde SosyaMobilite Evreni olarak Sosyal Medya Uzmanı Işıl Yılmaz ile, İkon’un Kurucusu Başak Temel ile ve son olarak Turkcell Teknoloji Yöneticisi Hasan […]

  • Yanıtla

    *

    *

    İlgili:

    %70 BURSLU

    YAZILIM UZMANLIĞI

    EĞİTİMİ ŞANSI İÇİN BAŞVUR!

    Microsoft Yetkili Eğitim ve Sınav Merkezi

    SmartPro Bilgisayar Akademisi Eğitim Danışmanları

    Ücretsiz Kariyer Koçluğu için sizi arayacaklardır. 

    %70 BURSLU

    YAZILIM UZMANLIĞI

    EĞİTİMİ ŞANSI İÇİN BAŞVUR!

    Microsoft Yetkili Eğitim ve Sınav Merkezi

    SmartPro Bilgisayar Akademisi Eğitim Danışmanları

    Ücretsiz Kariyer Koçluğu için sizi arayacaklardır.